Milli Eğitim -Tarihe düşülen notlar

Milli Eğitim -Tarihe düşülen notlar

1. BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN

“Biz muhafazakar, demokrat bir partiyiz. Dindar nesil yetiştireceğiz. Çocuklarımız dindar olmasınlar da tinerci mi olsunlar. Bu ülke ne çektiyse öğrencileri formatlamak isteyen, öğrencileri belli kalıplarla, belli ideolojilerle şekillendirmek isteyen, ikna odalarında öğrencilere öğrencilere zulmeden zihniyetlerden çekmiştir. Sevgili öğrenciler sizler belki görmediniz, yaşamadınız, ama bu ülkede bir dönem kitaplar yasaklandı, toplandı. Şehir merkezlerinde, kasabalarda kitap dağları yakıldı. En basit, en masum kitaplar,  elifba cüzleri, Hz Ali cenkleri, doğa mecmuaları yasaklı ilan edildi. Bunlar evlerden toplandı. Suç delili sayıldı. Bu ülkenin evlatlarının dini değerlerini, milli, manevi değerlerini öğrenmeleri engellendi. Kim yaptı bunları. İşte o malum CHP iktidarı. Milli manevi değerleri öğrenenler, öğretenler cinayet işlemiş gibi tutuklandı, takip edilerek baskınlara ve baskılara maruz bırakıldı. Din kültürü ve ahlak dersi aynı şekilde bize yüklenen bir görev ve bunu diyor devlet öğretir, hem de sadece öğretir demiyor. Eğitimini ve öğretimini yapar diyor. Öğretim başka bire şeydir, ama eğitim bambaşka birşeydir. Aslolan odur. Anayasanın 24.maddesi. Biz yapmadık bunu. Geldiğimizde bunu bulduk. Anayasada var.”
 
2. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ GÖREVLERİ TANIMINDAN, (KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE) ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ KALDIRILDI

MEB, KHK İle Atatürk İlke ve İnkılaplarını kaldırdı
İşte Milli Eğitim Bakanlığının 3797 sayılı Kanundaki mevcut yani artık eski olan hükmü ve 652 sayılı KHK ile getirilen yeni görevleri:

Mevcut 3797 sayılı Kanunun ilgili hükmü;

Görevler

Değiştirilen Madde 2 – Milli Eğitim Bakanlığının görevleri şunlardı:

a) Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmak,

Milli Eğitim Bakanlığının 652 sayılı KHK ye göre yeni görevi,

Görevler

MADDE 2 – (1) Millî Eğitim Bakanlığının görevleri şunlar oldu:

a) Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek.
 
3. ARAPÇA EĞİTİM KARARI

2012-2013 yılından itibaren 4-8. sınıflarda Arapça öğretilmeye başlanacak. MEB Ömer Dinçer‘in imzasını taşıyan Talim Terbiye Kurulu’nun kararına göre Arapça 2012-2013 öğretim yılında 4 ve 5, 2013-2014 yılından itibaren 6, 7 ve 8. sınıflarda okutulacak. İlköğretim 4 ve 5. sınıflarda Arapça dersinin okutulması için herşey hazır, sadece öğretim yılının gelmesi bekleniyor. Talim Terbiye Kurulu, İlköğretim Arapça Dersi Öğretim Programını hazırlamış durumda.
 
4. ERZURUM LİSESİ KONFERANS SALONU HUZUR TOPLANTISI

Erzurum Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen huzur toplantısına emniyet şube müdürleri ve amirler, ilköğretim ve orta öğretim okulu müdürleri, muhtarlar ile çok sayıda kişi katıldı. Toplantıda Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Sosyoloji ve Metodoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Yıldız Akpolat, kavga, anlaşmazlıkların nedenleriyle bunlarla nasıl baş edilebileceğini anlattı. Çocukların şiddete eğitli olmasının aile ve çevreye bağlı olduğunu anımsatan Doç.Dr. Akpolat konuyla ilgili görüşlerini almak için katılımcılara söz hakkı verdi. Dumlupınar İlköğretim Okulu Müdürü Mustafa Aydın, öğrencilerinin döner bıçağıyla dahi kavga ettiğini söyledi. Okulun bulunduğu Yeğenağa Mahallesinde 500 metrelik mesafede 4 hurdacı bulunduğuna dikkati çeken Aydın, şöyle dedi:”Çocuklar bir defa genellikle hırsız. Bunun yanında çocuklara devamlı ’Anneniz yoğurt mayalıyor mu’ diye sorarım. ’Evet mayalıyor’ diyorlar. Bir kere yoğurt bozuksa, mayası bozuktur. Aile ne ise, çocuğu odur. Bulunduğum çevreyi sokak sokak dolaştım. O kadar kullanılmayan ev var ki. Çocuklar köpek bakıyor. Orada soba yakmış oturuyorlar. Yetkililere eski ve boş evlerin yıkılmasını söyledim. Analar ne kadar kültürlü olursa yetişecek nesil o kadar kültürlüdür. İngiltere’de okullarda şiddetin dozunu ayarlamak için bir takım tartışmalar yapılıyor. Arjantin ya da Brezilya’da emniyette, suçlu çocuklara ’Nasıl bir şiddet uygulayalım’ diye tartışılıyor. Ben bunu bizzat okudum, kafadan atmıyorum. En önemli tespitim, suça meyilli çocukların yüzde 90’ının ailelerinin geçimi sosyal yardımlaşma vakfı tarafından karşılanıyor. Yıllar önce Brezilya’da sokak çocuklarını yok etmek için bir örgüt kurulmuştu. Kusura bakmayın, belki biraz anormal gelebilir ama ben şunu istiyorum: Tıp bu kadar gelişti yüz nakli yapılıyor. Emniyette suçluların kanını alıp gen haritası çıkarsınlar. Çocuk doğduktan sonra analizi yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin.