TAHAYYÜL

TAHAYYÜL

Zaman içinde zaman
Uzak değil kapıda
Köstebek olmuş insan
Ecel tarlalarında
 
Kemiklere belenmiş 
Soğuk mezar kasveti
Ölümler tümsek kusmuş
Esrarengiz nizamda
 
Kimi mermer döşeli
Kiminde yaban otlar
Ayazlar çöreklenmiş
Zaman kuytularına
 
Çürümüş onca beden
Serpilmiş fersah fersah
Ulu orta yer tutmuş
Sonsuzluğun çarkında
 
Rüzgarın uğultusu
Delice savrulmada
Bir suskun bir kopmada
Sanki köşe kapmaca
 
Taşlar nurundan geçmiş
Yosun tutmuş kahrından
İnsan kokusu sinmiş
Kil toprak yığınlara
 
Sus pus olmuş ölümler
Gecenin mateminde
Ürperti kol gezmede
Beden zindanlarında
 
Zamana gömülmenin
Hüznü hüküm sürmekte
Karanlığa saplanmış
Donuk kör bakışlarda
 
Geçme vakti çatınca
Semanın süzgecinden
Esrar saçar bulutlar
Gök kubbenin tavrında
 
Ücra uçsuzluklardan
Düşüyorum mekana
Yıkanıp yunuyorum
Huzur sarnıçlarında
 
Güneşe selam verip
Öpüyorum alnından
Es geçilmez handayım
Bu ikinci baharda
 
Uhrevi alametler
Sinerken üzerime
Bir toprak bereketi
Ayağımın tozunda
 
    CAN CEYLAN